14/09/2026
Miniciktin, eline ilk kez kalemi ve fırçayı aldığında…
Yaptığın ilk resmi çerçeveletip odana asmıştım.
“Anne, hepsini çerçevelet,” demiştin.
Sanki daha o yaşta, her şeyin kıymetini biliyordun.
Altı yaşında ilk sergini açtığında,
“Bütün çocuklar resim yapar,” demişlerdi bana.
Evet, yaparlar…
Ama senin resimle kurduğun bağ başkaydı.
Sen kâğıdın, tuvalin başına geçer; uzun uzun düşünmeden çizmeye başlardın.
Sanki zihninde çoktan kurulmuş başka bir dünyanın kapısını açardın. Güneşin Şatodunun Sırları dökülürdü içinden.
Ve oradan hep alışılmışın dışında bir şey çıkardı.
Yıllar geçti.
Sen büyüdün.
Ama ben en çok, içindeki o küçük kızın hiç büyümemesini diliyorum.
Canım kızım, hayal dünyana sakın sınır koyma.
Aklına düşeni yaz.
İçinden geçeni çiz.
Kimsenin “olmaz” dediği yerde sen bir ihtimal daha gör.
Kimsenin görmediğini görmeye, herkesin baktığı yere başka türlü bakmaya devam et.
Çünkü bazen insanın hayat boyu koruması gereken en kıymetli şey,
çocukken dünyaya baktığı o özgür penceredir.
Ben senin o pencereden gördüğün dünyayı hep çok sevdim.
Ve seni… her hâlinle, her renginle, sonsuzca seviyorum. ❤️
Ve sevgili Asiye hocamız hep iyikimizdin.