Dt.Zerrin Işık Tüfekçi

Dt.Zerrin Işık Tüfekçi Evrensel Ağız ve Diş Polikliniği Kurucusu

Bu sabah normal dağılım eğrisini düşünerek uyandım…Biliyorum bazılarınız deli diyeceksiniz. Bazı içerikleri belki de ken...
23/04/2026

Bu sabah normal dağılım eğrisini düşünerek uyandım…
Biliyorum bazılarınız deli diyeceksiniz.
Bazı içerikleri belki de kendime not paylaşıyorum. Belki de çok kimse neden paylaştığımı anlamayacak ama olsun.
Üniversitede, yüksek lisansta, doktorada defalarca karşıma çıktı bu eğri.
Bu sabah ise anlık bir aydınlanma ile hayatın içinde anlam kazandı.
İçimdeki iki Zerrin’i farkettim.

Biri her şeyin o normal dağılım eğrisinin içinde, dengede ve her şeyin kusursuz olmasını isteyen.
Diğeri ise eğrinin dışında, aykırı, yaratıcı ve sınırları zorlayan.
Fark ettim ki…
Biri bana rutinleri, güveni ve istikrarı veriyor yaşamda.
Diğeri ise gelişimi, zorlukları, düşüp kalkmayı öğretiyor.
Oysa hayat…
Sadece ortalamalardan ibaret değil.
+2 ile -2 arasında akan bir bütün.
Bunu anladığında;
kimseyi “dışarıda” bırakmıyorsun.
Çünkü biliyorsun ki sınavlar, dönüşümler, büyüme…
hep o sınırların yakınında başlıyor.
Belki de mesele mükemmel olmak değil,
eğrinin neresinde olduğunu fark edebilmek.
Ve kabul etmek…
Hepsinin sana ait olduğunu.
Ortaya çıkan şey;
ne matematiksel bir model,
ne de ölçülebilir bir sistem…
Bir bütün.
Bir ağ.
Bir yaşam dokusu.
Belki de hayat;
tek bir normal dağılım eğrisi değil,
birbirine değen, dokunan, değiştiren
sayısız eğrinin oluşturduğu
anlamlı bir kompozisyon.

Bu sabah normal dağılım eğrisini düşünerek uyandım…Biliyorum bazılarınız deli diyeceksiniz. Bazı içerikleri belki de ken...
23/04/2026

Bu sabah normal dağılım eğrisini düşünerek uyandım…
Biliyorum bazılarınız deli diyeceksiniz.
Bazı içerikleri belki de kendime not paylaşıyorum. Belki de çok kimse neden paylaştığımı anlamayacak ama olsun.
Üniversitede, yüksek lisansta, doktorada defalarca karşıma çıktı bu eğri.
Bu sabah ise anlık bir aydınlanma ile hayatın içinde anlam kazandı.
İçimdeki iki Zerrin’i farkettim.

Biri her şeyin o normal dağılım eğrisinin içinde, dengede ve her şeyin kusursuz olmasını isteyen.
Diğeri ise eğrinin dışında, aykırı, yaratıcı ve sınırları zorlayan.
Fark ettim ki…
Biri bana rutinleri, güveni ve istikrarı veriyor yaşamda.
Diğeri ise gelişimi, zorlukları, düşüp kalkmayı öğretiyor.
Oysa hayat…
Sadece ortalamalardan ibaret değil.
+2 ile -2 arasında akan bir bütün.
Bunu anladığında;
kimseyi “dışarıda” bırakmıyorsun.
Çünkü biliyorsun ki sınavlar, dönüşümler, büyüme…
hep o sınırların yakınında başlıyor.
Belki de mesele mükemmel olmak değil,
eğrinin neresinde olduğunu fark edebilmek.
Ve kabul etmek…
Hepsinin sana ait olduğunu.
Ortaya çıkan şey;
ne matematiksel bir model,
ne de ölçülebilir bir sistem…
Bir bütün.
Bir ağ.
Bir yaşam dokusu.
Belki de hayat;
tek bir normal dağılım eğrisi değil,
birbirine değen, dokunan, değiştiren
sayısız eğrinin oluşturduğu
anlamlı bir kompozisyon.

Bunlar Bursa’dan aldığım kestanelerin poşet içinde çimlenmesini görmemle ayırdığım kestaneler. Diğerleri közlenip, afiye...
19/04/2026

Bunlar Bursa’dan aldığım kestanelerin poşet içinde çimlenmesini görmemle ayırdığım kestaneler. Diğerleri közlenip, afiyetle yendi. Bunları ne yapabilirdim?
Atabilirdim.
Çimlenen kısımlarını koparıp, közlerdim.
Ekebilirdim.
Ektim.
Çıktılar, büyüdüler. Her yediğimiz meyvenin içindeki potansiyel beni büyülüyor. O yüzden hiç bir çekirdeği atamıyorum. Kurutuyorum. Yollara şehirlerarası yolculuklarda atıyorum. Ekiyorum.
Sonra düşünüyorum her canlının içinde bir potansiyel var. İyiye güzele doğruya doğruda filizlenebilir. Çöpe de gidebilir. Sonunda toprakla karışıyor her şey ama potansiyele yazık etmeden yeni güzelliklere doğru ulaşmasına aracılık etmek lazım. Siz ne dersiniz?

11/04/2026

Bir bahar dalına yaslanıp, sadece anın tadını çıkarıp, sadece nefesine odaklandığın, dingin huzurlu bir haftasonuna kucak açmak.

28/03/2026

Bazı anlar vardır…
Bir nokta gibi görünür; oysa yaşamın bütün çizgilerini sessizce yönlendiren kırılma anlarıdır.
Sonra bir gün dönüp baktığınızda, o küçük noktaların aslında hayatınızın en anlamlı resmini oluşturduğunu fark edersiniz.
En derin izler; bir başkasının hayatına değdiğinizi hissettiğinizde,
ve bir başkasının sizin kalbinize dokunduğu o görünmez ama güçlü anlarda oluşur.
Çünkü yaşam, sadece yaşananlardan ibaret değildir;
kurulan bağların, kesişen yolların ve birbirine değen hikâyelerin toplamıdır.
İnsanları bir araya getiren şey çoğu zaman “tesadüf” diye adlandırdığımız o ince dokunuşlardır.
Ama o karşılaşmaların bir hikâyeye dönüşüp dönüşmeyeceği…
işte o, bizim niyetimize, kalbimize ve seçimlerimize bağlıdır.
Yaşam aslında bir bağ kurma sanatı…
Ve biz, o bağların izini süren hikâye avcılarıyız.
Her karşılaşmadan bir parça alır, her insandan bir iz taşır,
sonra o hikâyeleri içimizde büyütür ve vakti geldiğinde,
nasibi olanlarla paylaşırız…
Sivas’ta geçirdiğim bu iki gün de tam olarak böyleydi.
Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi çatısı altında;
bir yarım gün boyunca sadece bilgi değil, deneyim ve duygu paylaştım.
Atölyede birlikte düşündük, birlikte ürettik…
Sonra hikâyeler anlattım; çünkü bazen bir hikâye,
bir dersin anlatamayacağı kadar derin iz bırakır.
Ve en kıymetlisi…
Gerçek akademisyenliğin sadece unvanla değil;
duruşla, nezaketle, sözle ve davranışla var olduğunu bana yeniden hatırlatan
çok değerli hocalarla aynı zamanı paylaşma şansı buldum.
Şimdi geriye dönüp baktığımda şunu hissediyorum:
İyi ki davet edilmişim…
ve en çok da iyi ki gitmişim.
Çünkü bazı yolculuklar mesafe değil, anlam kazandırır insana.
Ve hayat…
gerçekten, paylaştıkça derinleşir, çoğalır ve güzelleşir. 🌿

Bileğime baktım bir an…Nabzımın sessizce atışını gördüm.Elimde kitap, dalmışım satırlara.Sonra gözüm, sayfanın kenarında...
08/03/2026

Bileğime baktım bir an…
Nabzımın sessizce atışını gördüm.
Elimde kitap, dalmışım satırlara.
Sonra gözüm, sayfanın kenarında kendi bileğimin ritmine takıldı.
İnip çıkıyordu.
Sen ne yaşarsan yaşa…
Mutlu ol, kırgın ol, öfkeli ol, merak et, özle, yas tut…
O hep orada.
Aynı sadakatle atmaya devam ediyor.
Çoğu zaman fark etmiyoruz.
Ama bedenimiz bizimle konuşuyor.

Bazen yaratıcı bir anın içinde,
bazen yorgun bir günün sonunda,
bazen de hiç beklemediğin bir anda
“Buradayım” diyor.

Belki de mesele,
kendi nabzımızı duyabilmekte.

Bedenimizin ihtiyaçlarını fark etmekte…
Dinlenmek gerektiğinde durabilmekte,
hareket etmek gerektiğinde harekete geçmekte,
beslenmek, öğrenmek, eğlenmek ve yaşamak için
kendimize izin verebilmekte.

Kendi nabzını tutmayı öğrenmek…
Belki de insanın kendine en yakın olduğu an.

Hayatın anlamını herkes kendi içinde çözüyor.
Ama belki de en güzeli şu:

Çözebildiğin kadarını anlamaya çalışmak
ve anladığın kadarıyla yaşamaya niyet etmek.
❤️

Evet yeniden başlıyor yürüyüşlerimiz. 🚶‍♀️‍➡️🚶‍♀️‍➡️🚶‍♀️‍➡️🚶‍♀️‍➡️🚶‍♀️‍➡️Kışın rehavetini atıp, yürümeye benimle başlama...
16/02/2026

Evet yeniden başlıyor yürüyüşlerimiz. 🚶‍♀️‍➡️🚶‍♀️‍➡️🚶‍♀️‍➡️🚶‍♀️‍➡️🚶‍♀️‍➡️
Kışın rehavetini atıp, yürümeye benimle başlamak isteyenler için yarın başlıyoruz. 🤗🤗
Havalar henüz çok ısınmadığı için günde 30 dakika yürüyerek, başlayalım diyorum ne dersiniz??
Yazın Bodrum Gündoğan’da her sabah yürüyüşlerim aklıma düştü bu akşam ve yürümeyi özlediğimi farkettim.
Ben üç gündür başladım yine. Kimler yarın başlıyor? 💙💙🧿
El kaldırsın 🖐️🖐️✋✋✋

Bazen bir şiir çıkar karşınıza bu kadar güzel anlatılır dersiniz. Teşekkürler    Sayenizde okudum. Bu    with .repost・・・...
11/02/2026

Bazen bir şiir çıkar karşınıza bu kadar güzel anlatılır dersiniz. Teşekkürler Sayenizde okudum.

Bu with .repost
・・・
Hem hic bir şey olmuyor gibi
Hem içimde her şey değişiyor gibi..

Bir bir ayıklıyorum sanki taşları..
İçinden değerli olanları seçiyorum..
Eksilmiyorum,sadeleşiyorum..

İyi olsun uzak olsun dediklerim,
Ne hali varsa görsün dediklerim,
Uzlaşırım anlaşırım dediklerim,
Yanımda hep olsun dediklerim..
Soğuduklarım var..

Kendime tekrar şans vereceğim yerler,
Kapanacak sayfalarım netleşiyor..
Bulanık sular duruluyor..

Dirensem de hayat gösteriyor..
Bazı kökleri sökerken canım acısa da
Çiçek açmaya yer açılıyor içimde..

Göğsümün üstünde ki ağırlık ha kalktı ha kalkacak..

Bu kez yerimi tarif etmeyeceğim,
Merak eden beni bulur..
Halden bilen anlar 🪷

〰️Evren Türeci〰️

SızıntıYıllardır diş hekimliğinde sızıntıyı azaltmak için uğraştık. Dolgu ile diş arasındaki sızıntı. Köprü kenarları il...
08/02/2026

Sızıntı
Yıllardır diş hekimliğinde sızıntıyı azaltmak için uğraştık.
Dolgu ile diş arasındaki sızıntı. Köprü kenarları ile diş arasındaki sızıntı.
Aslında doğal ile doğal olmayan arasında, doğala benzer bir birleşim olsun araya tükürük, yemek artıkları mikroorganizmalar girmesin diye uğraştık. Boşluk varsa aralık varsa sızıntı olacağını biliyoruz. En can sıkan şey ise sızıntıyı başta kimsenin hissedememesi. Mükemmel görünen bir dolgu da bile dolgu malzemesinin yapısından, uygulama hatalarından, ağızdaki ısısal farklardan ve zamanla dolguların eskimesinden olur sızıntı.
Sabah sabah aklıma düştü sızıntı. Sonra da yaşamdaki “Sızıntıları” düşündüm.
Söylenmeyen bir kırgınlık
• Bastırılan bir duygu
• Ertelenen bir yüzleşme
• “Sonra konuşuruz” denilen meseleler
Bunlar ilk başta önemsizdir.
Can yakmaz.
Hatta fark edilmez. Aynı dişlerdeki sızıntılar gibi.
Ama içeriye yavaş yavaş:
• Öfke girer
• Güvensizlik girer
• Yorgunluk girer
• Umutsuzluk girer
Ve insanın iç dünyası sessizce dişleri gibi çürür.
Dişlerdeki sızıntı, bedenin uyarısıdır.
Hayatınızdaki sızıntı, ruhunuzun fısıltısıdır.
İkisi de “Beni ihmal etme” der.
Sızıntılar en çok fark edilmediğinde değil, ertelendiğinde tehlikelidir.
Kendinizi ve dişlerini ertelemeyin. Bugün minik Zerrin’den dostça tavsiye. 💙

01/02/2026

Bugün bu hikaye en çokta bana geldin. Başka kimin ihtiyacı varsa elbet ona da gelsin. ❤️💙

“Güzel Bir Gün”den kocaman sıcacık bir merhaba…Muhteşem üç kadın…Akıllı, yaratıcı ve en çok da mütevazı.Programlarını ad...
28/01/2026

“Güzel Bir Gün”den kocaman sıcacık bir merhaba…

Muhteşem üç kadın…
Akıllı, yaratıcı ve en çok da mütevazı.
Programlarını adeta iğneyle oya işler gibi, sabırla, incelikle ve büyük bir özenle dokuyorlar.
Her detay düşünülmüş; mutfağından lojistiğine, sahnesinden sahne arkasına kadar her şey profesyonelliğin ve samimiyetin kusursuz bir dengesini hissettiriyor misafirlerine.

Konuklarını özenle seçen, dinleyenleri sadece bilgilendirmeyi değil;
aydınlatmayı, düşündürmeyi ve en önemlisi küçük farkların bile farkına vardırmayı kendine görev edinmiş bir ekip.

İtiraf ediyorum, “Güzel Bir Gün”le yeni tanıştım…
Ama oradan ayrılırken içimde tek bir cümle vardı:
“Ne kadar anlamlı bir gündü… İyi ki katıldım.”

Varlığınız, bu dünyada insanlara yalnız olmadıklarını hatırlatıyor.
Ve küçük adımların, yaşamda büyük değişimlerin en gerçek kaynağı olduğunu usulca fısıldıyor.

Teşekkür ederim.
İyi ki varsınız. 🌱
Didem Güneri, Özlem Tülin Bilen.
💚💙🧡💛❤️🩷🧿

Alışmak…Bazen zaman ister,bazen azıcık sabır,bazen de fark etmeden oluverir.İçimizde olan değişimlere mi alışmak daha zo...
27/01/2026

Alışmak…
Bazen zaman ister,
bazen azıcık sabır,
bazen de fark etmeden oluverir.

İçimizde olan değişimlere mi alışmak daha zor,
yoksa dışarıda sessizce değişen hayata mı?
Bilmiyorum.
Ama şunu biliyorum:
Alışmak tek yönlü bir yol değil.

Biz değişirken,
çevremiz de bize alışıyor.
Onların bakışı, enerjisi, sessiz beklentileri
bizim alışma sürecimize karışıyor.
Biz hem değişime alışıyoruz
hem de değişimimize alışmaya çalışanlara.

Değişim…
Gelişim…
Yenilik…
İlerleme…
Ne kadar güzel kelimeler.
Ama hepsi zaman istiyor.
Ve belki de en çok,
gerilimsiz ve sürtünmesiz olabilmeyi.

Oysa hareket varsa
her zaman bir ses çıkıyor içimizden:
“Emin misin?”

Hayatın getirdiklerine
her zaman hazır olmak mümkün olmasa da
yol devam ediyor.

Bazen kendimi eski kovboy filmlerindeki kovboylara benzetiyorum.
Üstüm başım toz içinde kalsa da
üstümü çırpıyorum,
derin bir nefes alıyorum
ve diyorum ki:

“Nerede kalmıştık?”

Sonra…
Atıma yeniden biniyorum. 🤍

Address

Remzi Oğuz Arık Mahallesi Tunalı Hilmi Caddesi 60/6 Kavaklıdere Ankara 06660
Ankara
06680

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Dt.Zerrin Işık Tüfekçi posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Share