02/08/2026
Baflı Olmak, Bir Hafızayı Taşımaktır.
Geçtiğimiz cuma akşamı, Baf Türk Birliği’nin geleneksel Baflılar Dayanışma Gecesi‘nde Paradayız Park’ta buluştuk. Adanın dört bir yanından gelen Baflılarla aynı sofrayı, aynı anıları ve aynı duyguları paylaşmak benim için unutulmaz bir geceydi.
Orada sadece Baf kasabasından ya da Mutallo’dan insanlar yoktu. Baf’ın bütün köylerinden gelen, bir zamanlar o topraklarda doğmuş, üretmiş, yaşamış insanların çocukları ve torunları vardı. Hepimizin ortak yanı, göçü yaşamış ya da göçün hikâyeleriyle büyümüş olmamızdı. Köklerimizi, çocukluğumuzun izlerini ve aile büyüklerimizin hatıralarını geride bırakmak zorunda kalan insanların evlatlarıydık.
Baf, doğası kadar yaşam koşullarıyla da zorlu bir bölgeydi. Belki de bu yüzden Baf insanında dayanışma, imece, çalışkanlık, paylaşma ve birbirine sahip çıkma duygusu hep çok güçlü oldu. Zor koşullar, güçlü insanlar yetiştirdi. Baflı olmak, sadece bir doğum yeri değil; bir karakter, bir yaşam biçimidir.
O gece bunu bir kez daha derinden hissettim. Hiç tanımadığınız insanlar yanınıza geliyor; babanızı, annenizi, dedenizi, ninenizi tanıyor, yıllar öncesinden bir hatırayı paylaşıyor. Bir anda yabancılık ortadan kalkıyor. Çünkü bizi birbirimize bağlayan şey sadece soyadlarımız değil; ortak hafızamız, ortak acımız ve ortak geçmişimiz.
1947 yılında kurulan Baf Türk Birliği, işte bu ortak hafızanın en önemli taşıyıcılarından biridir. Yaklaşık seksen yıldır Baflıları aynı çatı altında buluşturarak, sadece bir hemşehri derneği değil; kültürümüzü, dayanışmamızı ve aidiyet duygumuzu kuşaktan kuşağa aktaran bir kurum olmayı başarmıştır.
Belki doğduğumuz köylere artık her gün gidemiyoruz. Belki çocukluğumuzun sokaklarında yaşayamayacağız. Ama anılarımızı, kültürümüzü ve birbirimize olan bağlılığımızı yaşattığımız sürece Baf bizimle yaşamaya devam edecek.
İşte bu yüzden Baflı olmak gerçekten bir ayrıcalıktır. Çünkü Baf, yalnızca geride bıraktığımız bir toprak parçası değildir; yüreğimizde taşıdığımız, bizi biz yapan ortak bir hafızadır.
“Belki de bizi bugün hâlâ bir araya getiren şey, yalnızca Baf’a duyduğumuz özlem değil; Baf’ın bize öğrettiği dayanışma, vefa ve birbirimize sahip çıkma kültürüdür.”